Dişlerinizdeki Tartar Lekelerinden Kurtulmanın 10 Etkili Yolu

10 Etkili Yol

Tartar dişimizde oluşan plakların bir üst seviyesidir. 3 altın kuralı unuttuğumuzda oluşurlar. Kuralları hatırlatalım ; düzenli olarak diş fırçalamak , diş ipiyle temizlemek ve gargara yapmaktır. Tartarı dişinizden temizlemediğinizde gün geçtikçe daha da sertleşir. Buda beraberinde diş eti problemlerini getirir. Ağzımızı açtığımızda ki kötü görüntüden bahsetmiyoruz bile. İşte dişlerinizi tartardan temizleyecek ve pırlanta gibi parlamalarını sağlayacak 10 madde.

Kabartma tozu ve Tuz

Bu basit ama etkili tartardan kurtulma yöntemiyle başlayalım. Kabartma tozunun antibakteriyel özelliği ve diş beyazlatma gibi çok güçlü etkileri vardır.

Bir çorba kaşığı kabartma tozuyla bir çimdik tuzu karıştırın. Bu karışımı diş fırçanızın üzerine koyun. Eğer isterseniz bu karışımı kendi diş macununuza da karıştırabilirsiniz. Bu karışımla dişleriniz haftada bir kere fırçalayın. Daha fazla kullanımı diş minesine zarar verebilir.

Portakal Kabuğu

Portakal kabuklarıyla neler yapabileceğinizi hiç merak ettiniz mi ? Artık biliyorsunuz. Turunçgillere ait meyveler dişlerde ki plak lekelerini çıkarmakta çok başarılıdır. Çünkü içeriklerinde asit bulundururlar. Portakalın kabuğunu direk olaraka 2-3 dakika dişlerinize uygulayabilirsiniz veya ezip dişinize öyle uygulayabilirsiniz. Hangi yolu tercih ederseniz ; uygulamadan sonra dişlerinizi ılık su ile durulayınız. Hafta da bir kaç kez tekrar edebilrsiniz.

Limon Suyu

Daha iyi sonuçlar için portakal kabuğu yerine limon suyu kullanabilirsiniz. Limon suyu yalnızca plakları temizlemekle kalmıyor aynı zamanda gözle görülür bir şekilde dişleri de beyazlatıyor. Diş fırçanızı taze sıkılmış limon suyuna batırın ve dişlerinizi nazikçe fırçalayın. Ağızınızı yıkamadan önce 1 -2 dakika bekletin. Unutmayın ki limon suyu çok güçlü etkilere sahiptir. Dikkatli bir şekilde kullanın. Aşırı kullanım dişlerinize zarar verecektir.

Susam

Susam bir çok şeye iyi gelir. Salatanıza renk katmak için veya dişinizdeki tartarları yok etmek için kullanabilirsiniz. Doğal fırça görevi görürler. Dişleri temizler ve parlatırlar. Ağzınıza bir kemek kaşığı susam alın ve iyice çiğneyin. Bir çeşit macun kıvamına getirin ve bu süreçte yutmamaya çalışın. Kuru bir diş fırçasına bu macunu alarak dişlerinizi fırçalayın. Bunu haftada iki kere uygulayın.

Oksijenli Su ve Ağız yıkama Suyu

Oksijenli su ve ağız gargaraları antimikrobik değerlere sahiptir. Bir çorba kaşığı ağız yıkama suyu ile üç çorba kaşığı oksijenli suyu karıştırın. Bu karışımla bir kaç dakika gargara yapın ve temiz suyla yıkayarak işlemi bitirin.

Hindistan Cevizi Yağı

Kolayca ulaşabileceğiniz bir yöntem daha. Hindistan cevizi yağıyla ağız temizlemek bu günlerde çok popüler. Hindistan cevizi yağı ağızdaki kirliliği alı ve antibakteriyel özelliği vardır. Zararlı olan bakterileri yok eder. 1 veya 2 çorba kaşığı hindistan ceviz yağını ağzınıza alın. Ağzınızda dolaştırmaya başlayın. Tadının güzel olduğunu söyleyebiliriz. 10 – 15 dakika ağzınızda çalkalayın. Daha sonra ılık ve temiz bir suyla ağzınızı güzelce yıkayın.

Çilek Ve Domates

Çilek ve domates C vitamini bakımında oldukça zengindir. Turunçgillerden hoşlanmıyorsanız bunları deneyebilirsiniz. Domatesi veya çileği güzelce kesip diş macununuzun üzerine koyun ve uygulayın. 5 dakika bekletin ve daha sonra ağzınızı yıkayın.

Aloe Vera ve Gliserin

Bir çorba kaşığı aloe vera jeli ile 4 çorba kaşığı bitkisel gliserini karıştırın ve 10 damla limon yağı ekleyin. Bir su bardağına 4 çorba kaşığı kabartma tozu ekleyerek macunu daha yumuşak hale getirebilirsiniz. Dişlerinizde ki plaklar daha az görünmeye başlayana kadar bu macunla düzenli olarak günde bir kere dişerinizi fırçalayın. Daha sonrasın da 3 -4 günde bir tekrar edin. Aloe vera dişlerinizin ve diş etlerinizin iyileşmesiniz sağlarken , limon yağı ağızdaki zararlı bakterilerle savaşır.

Karanfil

Karanfil uzun zamandır diş ağrıları için kullanılıyor. Ayrıca ağızda ki mikroplarla da savaşıyor. Hazır çekilmiş karanfil bulabilir veya kendiniz yapabilirsiniz. Karanfil tozuna biraz zeytin yağı ekleyin ve dişlerinizde ki lekelere uygulayın. Ayrıca ağızdaki bakterilerden kurtulmak ve kötü ağız kokusunu engellemek için sakız yerine düzenli olarak karanfil çiğnemeyi deneyebilirsiniz.

Sanguinaira ( kan otu )

Kan otunu özü genellikle diş macunlarında kullanılıyor. Tamamen güvenli ve antibakteriyel özelliği ile tartar lekeleriniz yok ediyor. 3- 4 damla kan otu özü bir bardak suya karıştırılarak günde bir iki defa gargara yapılabilir. Dişleriniz çok kötü durumda değilse bu önerilerin hepsi işinize yarayabilir. Eğer dişlerinizin veya diş etlerinizin asite karşı hassasiyeti varsa kullanmadan önce diş doktorunuza danışın.

2 Malzemeyle Yatağınız Tertemiz Görünecek

Yatağınız Tertemiz Olsun

Herkes çarşaflarını düzenli bir şekilde yıkıyordur. Peki en son ne zaman yatağınızı temizlediniz? Üzerinde çarşaf olsa da yatağınız sandığınızdan daha çabuk kirleniyor.

Ter ve kir çarşaflarınızdan yatağınıza geçiyor.

Yatakları temizlemek de kolay değil. Sonuçta çamaşır makinesine atamıyorsunuz.Size vereceğimiz ipuçlarını takip ederseniz yatağınız ilk aldığınız günkü gibi olacaktır.

Malzemeler:

  • 2 su bardağı karbonat
  • 4-5 damla uçucu bitki yağı (lavanta yağı gibi)
  • Kavanoz
  • Süzgeç
  • Elektrikli süpürge

 Yapılışı:

  • 1- Karbonat ve uçucu bitkisel yağı kavanozda karıştırın. Lavanta yağı kolayca uyumanıza neden olur. Bu nedenle lavanta yağı seçebilirsiniz.
  • 2- Kavanozun kapağını kapatın ve sallayın. Karbonat ve yağ tamamen karışmalı.
  • 3- Karışımı süzgeç kullanarak yatağa dökün.
  • 4- Şimdi en zor kısmı. Beklemeye koyulun.
  • Karbonatın yatağınıza sinmesini bekleyin.
  • 5- Elektrikli süpürgeyle, yatağınızın üstündeki karışımı temizleyin.

Artık yepyeni bir yatağınız var.

Yöntem koltuklarda da işe yarıyor. Her ay yöntemi tekrarlayın. Yatağınız tertemiz kalacaktır.

Evde Çoklu Priz Kullananlar, Hayat Kurtaran Bilgi

Hayat Kurtaran Bilgiler

Özellikle itfaiyeciler insanları yangınların çıkma nedenleri hakkında önceden uyarıyor. Hemen her evde bulunan ve hiç tahmin etmediğiniz şeyler yangın çıkmasına neden olabiliyormuş.

Gördüğümüz nedeni anlaşılamayan yangın haberlerinden sonra hepimiz paronayak olduk. Evimizde bulunan hiç tahmin etmediğimiz eşyalar yangın nedeni olabiliyormuş. İşte itfaiyecilerin açıkladığı yangına neden olabilecek o eşyaların isimleri..

Kurutma makinesi

Kurutma makinenizi kullandıktan hemen sonra filtresini temizlemeniz gerekiyor. Aksi halde büyük bir sürprizle karşılaşabilirsiniz.

Kurutma makineleri çalışma prensipleri gereğince oldukça ısınabiliyorlar. Filtrede biriken maddeler oldukça kuruyor. Ani bir kıvılcımla kurutma makinesi yanabiliyor.

Uzatma kablosu

Uzatma kablosunda ek veya hasar varsa yangın çıkartabiliyor. Bir de kabloyu halının veya kapının altında geçirmemeniz öneriliyor.

Yine uzatma kablosuyla yüksek voltajda elektrik tüketen aletler kullanmamanız faydanıza. Uzatma kablosu kullanmak zorundaysanız anahtarlı ve akım korumalı olanlarını tercih edin.

Ampul

Yangın çıkma nedenlerinden en yaygınlarından biri de ampullerdir. Ampul kullanımında ampulün vat değer oldukça önemli. Aşırı ısınan ampuller patlayıp yangın çıkartabiliyorlar.

Öncelikle lüzumsuz yere ışıkları açık bırakmayın. Eskiyen ampullerinizi değiştirmeyi unutmayın.

Vücudunuzdaki Tüm Zehirleri Ayaklarınızdan 30 Dakikada Çıkarın

30 Dakika

Ayaklarınızı Bu Suda Bekleterek Vücudunuzu Birçok Zararlıdan Arındırabileceğinizi Biliyor Muydunuz?

Ayak detoksu ile vücuttan zehirli toksinleri atmak:Ayak detoksu ile belli bir süre uzmanlar tarafından verilen yiyecek ve içecekleri kullanmak zorunda kalmadan vücudunuzda biriken zararlı sıvıları atma yoluna denir. Ayrıca ayak detoksu yapan kişiler tarafından en güvenilir ve hızlı çözüm olarak da tercih sebebidir.

Yapılan araştırmalar neticesinde uzmanlar, ayaklarımızın doğrudan vücudun önemli sistemlerine ve organlarına bağlanan doğal enerji bölgelerine sahip olduğunu söylüyor. Bu, vücudumuzun, ayaklar veya benzeri bölgeler yoluyla toksinlerden de temizlenebileceği anlamına geliyor.

Detoks banyoları size kendinizi daha iyi ve sağlıklı hissettiren bakımlardır. Yorgun ayaklarınızın daha iyi görünmesi ve iyi hissetmeniz için şaşırtıcı derecede etkili olduğunu göreceksiniz. Sıcak bir banyo kadar size kendinizi iyi hissettiren bir şey yoktur.

Gündelik hayatın gereksinimleri sizi yorgun düşürebilir. Yatmadan önce ılık bir banyo gibisi yoktur. Tarifler basit doğal ve sağlıklı bir şekilde vücuttan toksinlerin atılmasına yardımcı olur. Gelelim yöntemlerimize;

1- İyonik Ayak Banyosu :

Bu yöntem, güçlü bir kimyasal reaksiyon oluşturmak için elektrik akımı kullanılmasına benzer. Tuz iltihap önleyici görevi görürken, ılık su gözeneklerini açar. Banyo esnasında iyonlar ayağa emilir ve tüm vücudun zehrinin giderilmesini sağlar.Tuz koyu hale gelirse, bu yöntemin çalıştığı anlamına gelir.

MALZEMELER

  • – 1 su bardağı deniz tuzu
  • – 1 bardak banyo tuzu (epsom tuzu)
  • – 2 bardak kabartma tozu

HAZIRLIK

Bir tencerede biraz su kaynatın, sonra tüm malzemeleri ekleyin ve biraz kaynatın. Şimdi, ayaklarınızı koyacağınız kabı ılık suyla doldurun ve biraz elma sirkesi ekleyin, sonra önceden kaynatılmış karışımı buraya dökün. İyi bir sonuç almak için 30 dakika boyunca ayaklarınızı bekletin. Bu magnezyum seviyenizi arttıracak, derinizi rahatlatıp, vücudunuzu arındıracaktır. Dahi ilk seansta kendinizi rahatlamış hissedeceksiniz.

Bu banyo toksinlerin ayaktan atılması içindir. Sıcak ve tuzlu suda pozitif ve negatif iyonları yapan elektrigi kullanırlar. Kimyasal reaksiyon başlatmak için elektrik akımı kullanma metodudur, buna elektroliz denir. Tuzlu suda su moleküllerini enerji iyonuna indirgediği görülür.

Sıcak su ayaklardaki gözenekleri açar ve tuz iltihaplanmayı önleyici ve sıkılaştırıcı görevi görür. Böylece iyonlar emilir ve ayaklardan detoks işlemi başlatılır. Su rengi çamurlu hatta koyu bi renk halini alabilir. En az yarım saat boyunca uzan ardından sıcak bir suda ayaklarını beklet. Suyun içine yaklaşık bir çorba kaşığı tuz kat. Bu tuzlu sıcak suda da ayakların yarım saat kalsın.

2- Kil Detoksu

MALZEMELER

  • – Yarım su bardağı banyo tuzu
  • – Yarım bardak kil

HAZIRLIK

Ayağınızı koyacağınız kabı sıcak su ile doldurun ve Epsom tuzunu ekleyin. Daha sonra, bentonit kilini tahta bir kaşıkla biraz su ile karıştırın, sonra kaba ekleyin. Vücudunuzu toksinlerden arındırmak için 20-30 dakika kadar ayaklarınızı içinde bekletin.

3- Oksijen Detoksu

MALZEMELER

  • – 1 çorba kaşığı kuru zencefil tozu
  • – 2 bardak oksijenli su

HAZIRLIK

Ayaklarınızı koyacağınız kabı ılık suyla doldurun ve zencefil ve oksijenli suyu ekleyin, ardından vücudunuzdan toksinleri çıkarmak için 30 dakika süreyle ayaklarınızın suyu emmesini bekleyin.

Tüm bu ayak detokslarından size en uygun olanı seçerek uygulamaya başlayın. En geç bir hafta içerisinde genel sağlık durumunuzda iyileşme ve rahatlama göreceksiniz. Sağlıkla kalın!

4 – Elma Sirkesi Detoksu

MALZEMELER

  • – Çeyrek fincan sirke

HAZIRLIK

Çeyrek fincan kadar sirkeyi küçük bir leğenin içinde biraz suyla birlikte karıştırın. Ayaklarınızı bu çözeltinin içine koyun. Ayak bu çözeltinin içinde 10 dk kadar bekletilir. Dinlendirmenin yanı sıra ayak mantarlarına çok iyi gelen bir yöntemdir.

Rahim Ağzı Kanseri Belirtileri Nelerdir? En Önemli 3 Belirti

En Önemli 3 Belirti

Kanser kelimesi bile insanı korkutmaya yetiyor değil mi? Rahim ağzı kanserini duyduğunuzda duygusal ve fiziksel olarak ürperdiğinizi hissediyorsunuz. Rahim ağzı kanseri belirtileri nelerdir bu hastalık kendini nasıl gösterir, bildiğiniz üzere kanserde erken teşhis önemlidir ve geç kalmamak için rahim kanserinin belirtilerini bilmeniz erken tedavi için size zaman kazandırabilir. Kendiniz veya bir yakınınız bu hastalığa yakalandığında baş etmesi gerçekten zor oluyor. O nedenle belirtileri hem öğrenip hemde eşinizin dostunuzun öğrenmesi için onlara sosyal medya üzerinden veya WhatsApp yoluyla bu yazıyı ulaştırabilirsiniz.

Günden güne dünyada yaşayan milyarlarca insan arasında kanser gittikçe yaygınlaşıyor ve hala çaresini bulabilmiş değiliz. Bazılarımız şu an onunla savaşıyor, bazılarımız yenmeyi başardı ve bazılarımız da ne yazık ki yenik düştü ve artık aramızda değil.

Rahim kanseri de son zamanlarda adını sıkça duyduğumuz ve baş etmesi gerçekten zor olan türlerinden biri. Doktorlara göre rahimde hızla çoğalan anormal hücreler genellikle kanser anlamına geliyor. Bu tip kanser çoğunlukla HPV adlı virüsün bulaşmasıyla meydana geliyor. Cinsel yolla bulaşması çok daha olası olan bu virüsün her çeşidi kanserojen de değil o sebeple kendinizi korkutmayın. İçinizi rahatlatmak için en yakın sağlık kuruluşunda kolayca kendinizi test ettirip endişelerinizden kurtulabilirsiniz.

Kadınlar genellikle gün içinde o kadar çok koşturuyor ki oturup rahatlamaya ve vücutlarının ne anlatmaya çalıştığını dinlemeye vakit bulamıyor. Etraflarındaki herkesi mutlu etmeye çalışırken vücutlarının onlara verdiği uyarıları kaçırıyorlar. Rahim kanserinin birçok belirtiyle beraber geldiğini biliyor muydunuz? Tek yapmanız gereken kendinizi dinlemek.

Bu yazımızı sonuna kadar okuyun ve en ufak endişenizde mutlaka doktorunuzla görüşün!

Rahim Ağzı Kanserinin En Önemli 3 Belirtisi

  • Düzensiz Menstüral Döngü
  • Vajinal Akıntı
  • Pelvis Ağrısı

Düzensiz Menstüral Döngü

Dikkat edilmesi gereken ilk şey zamanından önce kanama yaşamaktır. Vücudunuz size bir şey anlatmaya çalışıyor. Bu uyarıyı hafife almayın, özellikle rahim kanserinde doktorların aradığı ilk semptomlardan biri düzensiz adet kanamalardır. Adet döngünüz bittikten sonra yine de kanamanız devam ediyorsa, cinsel ilişki sonrasında kanama yaşıyorsanız veya menopoz geçirdiniz fakat hala kanama yaşıyorsanız doktora görünme vakti gelmiş demektir. (1)

Eğer adet dönemlerinizin gittikçe zor geçtiğini hissediyorsanız, ağrı ve kanamalarda ciddi artışlar mevcutsa, yaşınız veya stres seviyenizi bahane etmeyin! Korkmanız gayet normal ancak test edilerek erken teşhis yardımıyla oldukça kolay kurtulabileceğiniz bu hastalığı ilerletme riskini doktora gitmeyerek alırsınız!

Vajinal Akıntı

Doğurgan çağda vajinal akıntı gayet normaldir. Bu sıvı cinsel bölgeleri bakterilerden korur ve ölü hücreleri temizler. Doktorlara göre, eğer bir anormallik görüyorsanız bir uzmana danışmalısınız. Peki hangi tip akıntılar tuhaf olarak sınıflandırılıyor? Aşağıda listesini vereceğimiz türler kesinlikle doğal olanlar değil. Eğer herhangi biri başınıza gelirse ne yapacağınızı biliyorsunuz. (2)

  • Sulu akıntı
  • Kahverengi akıntı
  • Kanlı akıntı
  • Kötü kokulu akıntı
  • Tuhaf şekilde açık renkli olan akıntı

Pelvis Ağrısı

Son zamanlarda cinsel ilişki sırasında acı ve ağrı hissediyor musunuz? Eğer yatak odası aktiviteleriniz acılı ve rahatsız hale geldiyse kendinizi kontrol ettirme zamanı gelmiş demektir. Rahim kanseri belirtilerinden biri de pelvis ağrısıdır.

Alt karın bölgesinde veya pelvis bölgesinde ağrı yaşıyorsanız ve bu ağrılar cinsel ilişki sırasında artış gösteriyorsa, rahim kanseri için kendinizi test ettirmelisiniz. (3)Bu tip ağrılar genellikle rahimde bir değişiklik olduğunu gösterir. Rahim kanseri pelvis bölgesine de yayılabilir. Doktorlar sizden örnek alıp test ederek durumun ne olduğunu anlayabilir. Eğer sizde kendinizde belli değişiklikler hissediyorsanız rahminizi mutlaka kontrol ettirin!

Vücudumuzun bir şeylerin yanlış gittiğini bize göstermek için şaşırtıcı yöntemleri vardır. İşaretler durum ciddileştikçe şiddetini arttırır. Ancak bazen bu işaretleri bile kaçırabiliyoruz. Önemsiz olarak görüp hayatımıza onlarla devam etmeye çalışarak kendimizi gerçekten büyük risk altına sokuyoruz. Unutmayın önce sağlığımızı korumak zorundayız. Eğer hastalanırsak diğer sorumluluklarımızın hiçbir önemi kalmaz.

Kendi semptomlarınızdan yola çıkarak kendinize teşhis koymanız yapacağınız en büyük yanlış olur. Bir daha herhangi bir semptom olarak algıladığınız bir durum yaşarsanız mutlaka bir doktora görünün. Her hastalık, kanser dahil erken teşhisle vücudunuza daha az zarar verir hatta tedavi edilebilme şansınızı oldukça arttırır. Sağlıklı olmayı kim istemez ki? O yüzden kendinizi ihmal etmeyin. Unutmayın hayatınızdaki en önemli kişi sizsiniz.

Yeşil Domates ile Varisli Damarlardan Kurtulmak

Varisli Damarlardan Kurtulmak

Damarların genişlemesi ve kan toplanmasıyla oluşan varisler, ağrı vericidir. Varis sorununu çözmek için tıbbi çözümler olsa da, evde kendiniz çok basit bir yöntemle varislerden kurtulabilirsiniz.

Varisli Damarları Yeşil ve Kırmızı Olgun Domateslerle İyileştirmenin İki Yolu

Yeşil Domates İle Varis Tedavisi

Birkaç yeşil domatesi yıkayın ve ardından dilimlere ayırın.

Varisli damarların üzerine domates dilimlerini yerleştirin. Domatesleri sabitlemek için bir bandaj ile sarın.

Deride karıncalanma hissedene kadar domatesleri damarların üzerinde tutmaya devam edin. Domatesleri çıkarın ve damarları soğuk suyla yıkayın. Bu işlemi günde birkaç defa tekrarlayın.

İki günün ardından venöz düğümler kaybolmaya başlar, damarlardaki şişme ve ağrı ortadan kalkar.

Bu işlemi 7 gün süreyle tekrarlayabilirsiniz.

Yeşil domates dışında, olgunlaşmış kırmızı domates de, varisli damarların kaybolmasına yardımcı olabilir.

Olgun Kırmızı Domates İle Varis Tedavisi

Bu prosedür de bir önceki ile benzerdir. Olgunlaşmış domatesleri yıkayın ve dilimler halinde kesin. Ağrılı damarlara koyduğunuz domates dilimlerini ara sıra değiştirerek 3-4 saat boyunca damarların üzerinde tutun.

Bu işlemi akşam saatlerinde yapmanız daha iyi sonuç verecektir.

Domates iyileştirici özelliklere sahiptir, çünkü içinde aspirine benzeyen özellikte bir madde vardır.

Bu asit, kanı seyrelten bir antikoagülan olarak düşünülür. Buna ek olarak, domates, kan damarı duvarlarını güçlendiren flavanoidlere sahiptir.

Temizlik İçin 8 Önemli Sır

8 Önemli Sır

Ev Hanımlarının Ev İşlerine Çok Yardımcı Olacak Sırlar

1 – Beyaz kalıp sabunu rendeleyip sıcak suda eritip 5 kiloluk bidona koyun gerektiğinde mutfak dolaplarınızı. Fırınınızı. Halılarınızı. Koltuklarınızı silebilirsiniz.

2 – Şampuanı su dolu kovaya döküp camlarınızı hiç kurulama yapmadan silebilirsiniz. Ayriyetten camsile doldurup tozda alabilirsiniz.

3 – Bulaşık Makinesi tabletini 5 bardak sıcak suda eritip birazda içine parlatıcı sıkıp halılarınızı koltuklarınızı silebilirsiniz. Ayriyetten aynı işlemi yağli mutfak dolaplarında uygulayabilirsiniz sonuç Mükemmel.

4 – Halınıza diyelim ki çay döküldü direk üzerine parlatıcı döküp silin, Çaydan ve Lekesinden eser kalmayacak.

5 – Duşakabininizi, çesmelerinizi parlatıcıyla silerseniz parlak durur.

6 – Bakırlarınızı ve çeşmelerinizi ve küflenen metallerinizi ketçapla ovarsanız ilk günkü gibi olacaktır.

7 – Tencere çaydanlık ve tavalarınızı cif’i normal bir market poşetine doküp ovalarsanız pırıl pırıl olacaktır.

8 – Mutfak tezgahınızın köşelerinde silikonlar siyaha dönüştüyse pamuğa domestos döküp sabaha kadar bekletin kararıklıktan eser kalmayacaktır.

9 – Ben denemedim ama toz alırken vazelini bezinize sürüp öyle toz alırsanız tozlanma gecikiyormuş. Yada bimde A101’de satılan mavi silikonlu su var ben onu kullanıyorum onla toz alırsanız tozlanma gecikiyor, ama dikkat edin parkeye damlamasın çok kayganlaştırıyor.

10 – Pimapenlerinizin temiz olması için cif ve poşet çok işe yarıyor.

11 – Çıkmayan etiketlerinizden kurtulmak istiyorsanız fön makinesini tutun ısınsın yormadan çıkacaktır.

12 – Beyaz çamaşırların daha beyaz olmasını istiyorsanız makineyi en yüksek ısıda beklemeye alın yıkarkende çamaşır suyu ve beyaz kalıp sabunda kullanırsanız daha beyaz olacaktır.

13 – Ben denemedim ama perdeleri beyazlatmak için bulaşık makinesi tabletinide kullananlar var yıkamadan perdeyle beraber kazana koyabilirsiniz.

14 – Elma sirkesi yada beyaz sirke temizlikte aklınıza nereleri geliyorsa kullanabilirsiniz. Mikropları Öldürür..

56 Yaşındaki Kadın Yüzüne Pirinç Sürdü Değişime İnanamadı

Değişime İnanamadı

Pirinç Suyu ve Tozu Cilt İçin Çok Etkili

Pirinç cilde çok faydalı bir besindir. Asyalı kadınların cilt güzelliğinde de pirincin önemli rolü vardır. Pirinç tarlalarında çalışan kadınların başka su olmadığı için pirinç suyuyla yıkandığı ve güneşte çalıştıkları halde bronzlaşmadıkları görülmektedir. Bunun nedeni ise pirinç güneşten koruyucu bir enzim ve güneşten korumada rolü olan bileşikler içerir.

Bu da doğal olarak ten renginin açılmasını sağlar. Ayrıca pirinci yiyecek olarak kullanmanın dışında maske ve tonik olarak da kullanabilirsiniz. Pirinç maskesi ve toniği ile ten rengi açılır. Düzenli olarak kullandığınızda ten renginizin daha da açıldığını görebilirsiniz.

Ne İşe Yarar? Faydaları Nelerdir?

Pirinç tozu, pişmemiş pirinçlerin öğütülmesiyle oluşturulur. Öğütülmüş pirinçlere süt veya su eklenerek bir macun kıvamı haline getirilir. Bu karışım yüz maskesi olarak kullanılır.

Pirinç suyu ise çok önemli bir sudur ve pirinçlerin içerisinde bekletilmesiyle oluşturulur.
Pirinç tozu ile Cilt Beyazlatma Nasıl Yapılır?

Pirincin içerisinde bol miktarda PABA denilen bir madde bulunmaktadır. PABA cildin güneşten korunmasını sağlar. Bu enzim ayrıca C vitamini içermektedir.

Pirinçte güneşten koruyan iki madde vardır: ferulik asit ile allantoin. Ferulik asit antioksidan etkili bir maddedir. Bilim insanları ferulik asitin C ve E vitaminine eklendiğinde güneş koruma kapasitesinin 2 kat arttığını gözlemlemişlerdir. Allantoin ise anti-enflamatuar bir özelliktedir. Allantoin güneş yanıklarını azaltır ve cildin onarılmasında katkı sağlar.

Pirinç Suyu Temizleyicisi ve Toniği Nasıl Uygulanır..

Temiz bir kabın içerisine pirinçleri koyun ve suda bekletin.

Suyu parmaklarınız yardımıyla karıştırın.

Su yavaşça bulutsu bir hale gelecektir. Kaptaki suyu temiz başka bir kaba boşaltın.

Elde ettiğiniz pirinç suyuyla yüzünüzü birkaç kez yıkayın. Daha iyi sonuçlar için yüzünüzün kendiliğinden kurumasını sağlayın.

Pirinç Maskesi Tarifi

Bir avuç pirinci öğütün.

Bir çay bardağı sütü elde ettiğiniz pirinç tozuna ilave edin. Kıvamının maske amaçlı uygulanabilecek şekilde oluşması için karıştırarak dökün.

Macun kıvamına getirdiğiniz maskeyi yüzünüze ve boynunuza uygulayın ve 20-30 dakika bekleyin.

Ilık su ile maskeyi durulayın.

Uygulanışı:

Haftada birkaç defa bu tarifleri uyguladığınızda 1 ay içerisinde cildinizin daha beyaz ve canlı bir görünüme kavuşacağını fark edeceksiniz.

Pirinç suyu ya da maskesi sadece cildinizi beyazlatmakla kalmaz, aynı zamanda kırışıklıkların da azalmasında etkili olur.

Ben Sadece Saliha Bir Eş istiyordum

Saliha Bir Eş istiyordum

Yaş 25 evlilik zamanı geldi geçti derken annem açtı yuva kurma konusunu. Saliha bir kız olsun gerisi gelir diye düşünüyordum. Yakın bir akrabamızdan haber geldi. Komşuları çok dindarmış, kızlarının ailesinden daha da dine bağlı olduğunu duyunca sevindim. Gittik bir görelim görüşelim dedim. Ilk ailesiyle konuştum. Hatta ben konuşmadım sürekli onlar konuştu, şaşırdım kaldım.. Bir şey diyemedim.. Kına gecesinde en iyi müzisyenler olacakmış, Düğünde keza aynı.. Ev dayalı döşeli olacakmış, hem de hepsi en pahalısından. Araba olacakmış son model hem de, çünkü komşunun damadı sıfır araba almış geçende.. Anne hadi kalkalım diyecektim utandım.
Kızla görüştürmek istediler.. İslamiyete uygun olarak görüştük.. on beş bilezik, En güzel gelinlik (10 bin tl)  En büyük düğün salonu Ne diyeceğimi bilemedim..

Ben Saliha Bir Eş istiyordum sadece..

Istekleri bir türlü bitmiyordu. O anda yan taraftaki aynaya gözucuyla baktım kendime.. Görünüşümdede bir iş adamı profilide yoktu.. Yirmi beş dakika konuştu istekleri bitince sıra bana geldi. Senin isteklerin nelerdir dedi.. Biran önce kalkıp gitmek istiyordum sıkılmıştım, geleli bir saat olmasına rağmen dünya malına bağlananlarla birlikte olmak içimi karartmıştı.. Tekrar sordu isteklerin nelerdir, Hayırlısı olsun dedim kalktım.. Nezaketle ayrıldık evden. Yolda giderken telefon geldi. Amcam arıyordu.. Yan komşuları serhat amcanın kızı varmış. Serhat amca çok iyidir.. Çocukluğumdan beri tanırdım kendisini.

Tamam dedim amcama geliriz. Serhat amcalara gitmek için hazırlanıp annemle koyulduk yola, on beş dakika sonra ulaştık evlerine.. Sohbet açıldı çocukluğumuzdan, başladı beni övmeye. Kızardıkça kızardım utancımdan birşeyde diyemiyorum. Derken söz asıl konuya gelmişti. Evladım seni severim maksat gençleri mutlu etmek Allahü tealanın izniyle dedi ve başladı isteklerini saymaya.. O kadar çok şey saydı ki uykum gelmeye başladı. En sonunda da benim oğlumun kumar borcu var onu ödemeden evlilik de olmaz zaten dedi. Birden gözlerim açıldı,şaşırmıştım açıkçası.. Gözümü yerden alamadım uzun süre.. Serhat amca gençleri görüştürelim dedi. Bir odaya geçtik kız konuşmaya başladı. Önceki görüştüğüm kız gibi ne varsa herşeyi istiyordu.

Konuşmasını çalan telefonu böldü açıp konuştu kapattı. Tekrar çaldı konuşup kapattı. Sonra tekrar.. Dayanamadım sordum arayan kim diye. Eski nişanlısıymış ayrılalı on gün olmuş. Neden ayrıldıklarını sordum. Çay bahçesinde bir erkekle otururken görmüş sonra tartışmışlar, tartışma büyüyünce de ayrılmak zorunda kalmışlar. Oturduğun kişi kimdi ki Çalıştığı yerdeki müşterilerinden biriymiş. Demek önceden çalışıyordunuz? Evet ben masörüm dedi.. Soktan şoka giriyordum. Beş dakikada bilmediğim bir sürü şey çıkmıştı. Evlilik amacını sordum. Nişanlısı çok rahatsız ediyormuş farklı bir hayat, farklı bir ortam istiyormuş. Açık konuşmak gerekirse hava değişimine ihtiyaç duymuş. Daha fazla dayanamayıp izin istedim kalktım..

Nezaketle evden ayrıldık annemle. Daha sonra öğrendim ki serhat amca arkamdan bir sürü laf etmiş. Gülümseyip, bugün öven yarın söver dedim içimden. Artık evlilik düşüncesinden vazgeçmek üzereydim. Haftalardır dışarı çıkmıyordum. Akşamları hava almak için balkonda oturup kitap okuyordum. Karşı komşumuz gece çalıştığı için akşam dokuz gibi evden çıkıyordu. On yaşındaki oğlu da babasının peşinden ağlayıp dururdu her gece ablası çocuğu oyalamak için balkona çıkarıyor ve her fırsatta benimle konuşmaya çalışıyordu. Bu sık sık tekrar etmeye başlayınca bunaldım artık. Bir akşam kıyamet ve ahiret kitabını alıp aynı saatte çıktım balkona. Beni görünce o da çıktı balkona, bir konu bulup yine başladı konuşmaya. Her akşam kitap okuyorsun nedir onlar. işte beklediğim fırsat gelmişti okumak istersen vereyim deyince olur dedi. Besmele çekip iki üç metre karşıdaki kıza attım kitabı. Hadi gir de evde okumaya başla dedim.. Kitabı okumuş olacak ki bir daha balkona çıkmaz oldu. Evlilikten vazgeçmiştim bir eş bulmak bana uzak görünüyordu Aradan aylar geçmişti, o zaman zarfında birkaç kızla daha görüşmeye gittim annemle.. Fakat netice aynı değişen bir şey yoktu..

Bir Salı akşamıydı içim çok daralmıştı, adeta boğuluyordum. O gece iki rekat namaz kılıp yattım. Acayip bir rüya gördüm. Birine anlatmalıydım bu rüyayı.. O akşam balkonda dolunayı izlerken telefonum çaldı. Gözüm dolunayda, cebimden çıkarttım telefonu kimin aradığına bakmadan kulağıma götürüp telefonu açtım. Arayan ses tanıdıktı. Fakat o günden sonra hayatımın değişeceğini nereden bilebilirdim ki; Arayan en yakın arkadaşım Aliydi. Canı sıkılmış beni çağırıyordu. Abdest aldım evin yakınındaki çay bahçesine gittim. Çocukluğumuzdan açıldı konu sonra gördüğüm rüyayı anlatmak istedim. Tozlu bir köy yolunda gidiyordum elimde bir tane kılıç vardı etrafımda ise bir sürü yılanlar. Yılanlar bir metre kadar yükseltmişler kafalarını yukarıya doğru. Hepsi üzerime atılmak için zaman kolluyorlardı.. Kılıçla kendimi savunuyordum. Bana yaklaşanları kılıçla öldürüp ilerliyordum. İleride uyuyan biri vardı bilmediğim bir ses işittim ama ortalıkta kimse yoktu.

Uyuyan kişiye baktım. O ses; yatan kişi Musab bin Umeyrdir dedi. Sonra ileride giden iki kişi gördüm biri Peygamberimizdi diğerinin kim olduğunu göremedim.. Ali yorumlamaya başladı rüyamı; Düşmanlarını yenerek iyi bir neticeye ulaşacaksın dedi.. Konu evliliğe geldi yine. Başımdan geçenleri anlattım. Dertliydim bu konuda.. benim eşim dünyaya bağlı olmamalıydı, sadece dünyalık uğruna yaşamamalıydı.. Uzunca dinledi Ali sıkıntılarımı.. O konuşmaya başladı bu sefer. Evden çıkarken annem dedi bizim mahallede bir kız varmış onunla görüştürmek istiyorlar seni. Yok Ali bundan sonra kolay kolay kimseyle görüşmek istemiyorum dedim.. Kızda pek istekli değilmiş zaten dedi. niye diye sordum.. O da birkaç kişiyle görüşmüş daha sonra evlilikten soğumuş iyice. Alinin annesi ısrar edince de olur görüşelim demiş.Tamam dedim yarın gideriz diye sözleştik.

Rüyam gerçek mi olacaktı acaba. Bu zamana kadar sabrettim önüme gelen engelleri Allahü tealanın izniyle aşmıştım. Ali ile vedalaşıp eve geldim konuyu anneme açtım. Yarın gidecektik görüşmeye. Cok heyecanlıydım nedense. Sabah erkenden kalkıp giyindim. Heyecan gitmek bilmiyordu bir sağa bir sola yürüyüp duruyordum evin içinde.. Ilk defa bu kadar heyecanlıydım.. Oğle namazını kıldıktan sonra yola koyulduk annemle. Ali bizi kızın evine kadar götürdü. Kapıyı çaldım.. Kapıyı babası açtı eve buyur etti. Biraz sohbet ettik söz asıl konuya geldi sonra kızın babası konuşuyordu; evladım benim söyleyeceğim bir şey yok sen kızımla konuş bu konuları dedi. Şaşırmıştım gerçekten çünkü ilk defa böyle bir durumla karşılaşıyordum dünyalık bir konu açılmamıştı ilk defa.. Bir odaya aldılar beni kızla görüşecektim.. Sandalyeye oturdum ellerim masanın üzerinde avucumun içerisinde ise terleyen ellerimi silmek için bez bir mendil vardı. Odaya kız girdi nurani yüzlüydü. önüne bakarak konuşmaya başladı..

Diğer kızlar gibi bilezikten gelinlikten girmedi konuya.. Ilk sorusu namazdan oldu.. Bana namaz kılıyor musun demedi, namazı kaç dakikada kıldığımı sordu. Mesela öğle namazın kaç dakikada bitiyor dedi.. on beş dakika civarında diye söyledim.. Memnun oldu. sonra birikmiş ne kadar paran var deyince önceki görüştüklerim gibi konuşmaya başlayacak herhalde dedim içimden.. 45 bin lira var.. Paranın zekatını veriyor musun deyince yanlış düşündüğün için utandım.. Evet veriyorum dedim..
Konuşmasına ağır ağır devam etti.. Sizden önce üç kişi ile daha görüştüm hepsi de zengindi, güvendikleri tek şeyleri paralarıydı. Bütün konuşmaları paraya zenginliğe dayanıyordu. Dine ait hiçbir bilgileri yoktu ve namaz bile kılmıyorlardı. Size ilk sorum namaz oldu çünkü namazı doğru olan ve huşu içinde kılan bir insandan zarar gelemez. Ailesinin hakkını gözetir haksızlık yapamaz. Herkes için en iyisini en güzelini ister. Kimseyi hor görmez ve ezmez. Böyle insanı bütün mahlukat sever,mahlukatın sevdiğini de Allahü teala sever. Allahü tealanın sevdiği kul ise makbul edilen kuldur..

ve devam etti konuşmasına.. Sonra zekatı sordum çünkü o parada fakirlerin hakkı da var. Fakirlerin hakkını gözetmeyen eşinin hakkını da gözetmez. Allahü teala ondan nasıl razı olur ki.. Ne kadar doğru konuşuyordu konuşmaları beni çok mutlu etmişti. Dünyalık bir şey istemiyorum diye dem etti.. Yan taraftaki kitaplığı göstererek okuduğu kitapları gösterdi. Görünce çok mutlu oldum çünkü benim okuduğum Ehli sünnet Alimlerinin kitaplarını okuyormuş. Ben kızarıp terliyordum nedense, elimdeki bez mendil de iyice ıslanmıştı. Benim ise kıza soracağım bir şey kalmamıştı, ben sormadan herşeyi anlattı bana.

Son olarak annemle konuşmak isteti, ben dışarı çıkmak için ayağa kalkınca elimdeki mendil yere düştü. Yere göz gezdirdim ama göremedim dışarı çıktım.. annemle de on dakika kadar konuştular içeride, annem çıkınca evden izin isteyip ayrıldık. İki tarafta birbirinden memnun olmuştu.
Anneme içeride ne konuştuklarını sordum. Anneme nasıl davrandığımı ailemle olan ilişkilerimi sormuş. Çünkü anne ve babanın razı olmadığı bir evlattan Allahü teala razı olmazdı. Eve gidince konuyu babamla konuştuk çok sevindi.. Abdest aldım iki rekat namaz kıldım odamda sonra birkaç gün önce gördüğüm rüya geldi aklıma.. Elimdeki sabır kılıcıyla zorlukları aşmak nasip olmuş ve sonuca ulaşmıştım.. Bu günden itibaren düğün hazırlıklarına başlayacaktık artık.. Söz kesilip aileler arasında yüzük takıldı. Düğün konusu biraz sıkıntılı olmuştu..

Akraba tarafı çalgılı olmasında ısrar ediyor ,ben ise dini yönden olmayacağını anlatmaya çalışıyordum. Ben yumuşak huylu oldukça onlar daha fazla üzerime geliyorlardı. Düğün çalgılı olurmuş onlara göre. Cenaze evi gibi dualar edilip mevlit okutulmazmış.. Ne yapacağımı şaşırmış ve iyice bunalmıştım. Defalarca haram olduğunu anlatsam da çalgısız olması gerektiğini kabul ettiremiyordum.. Bir akşam evde akrabalarla toplandık bu konu hakkında konuşuyorduk. Bir şartla isteğinizi kabul ederim deyince hepsi şaşırdı.. herkes gözlerini bana çevirmiş ne diyeceğimi bekliyorlardı. Öldüğümde mezara benimle girecek olan varsa ve benim yerime hesap vermek isteyen olursa kabul edeceğimi söyledim.. Kimse yüzüme bakmıyordu artık utanmışlardı açıkçası. Bu konu da böylece şekilde kapamış oluyordu.

Bir Perşembe günü kız tarafıyla sözleşip düğün alış verişine çıktık. Nişanlım sanki yanımda köle gibi duruyordu. Ben ne göstersem olur beğendim diyordu. Bir insan bu kadar mı mütevazi bu kadar mı ince olabilirdi. Onun bu durumunu gördüğüm zaman ben en kaliteli en güzel olan eşyaları alıyordum. Onu mutlu etmek için elimden geleni yapmak istiyordum.. Evimizi döşemiştik her şey çok güzel gidiyordu. düğün günü gelip çatmıştı.. heyecandan ölecek gibiydim elim ayağıma dolaşıyordu adeta. Düğün tam istediğim gibi olmuştu. Evliliğimizin ilk yılları diğer evlikler gibi tartışma ya da kavga ile geçmiyordu. Biz İslamın etrafında birleşmiştik. Hiçbir sorunumuz da olmuyordu. Eşimin zekasına güzel ahlakına güler güzüne hayrandım. Onsuz zaman geçmiyordu, işteyken fırsat buldukça arıyordum,sesini duyuncada çok mutlu oluyordum. Konuşmasında içimi rahatlatan bir tesir vardı. Bunu nasıl yapıyordu bir türlü anlayamıyordum. Eve gittiğimde beni her zaman güler yüz ile karşılardı, o anda bütün yorgunluğum giderdi. Yemek hazırlarken yardım ederdim. Sen otur yorgunsun der, ben de içeri gidip otururdum. Onun üzülmesini hiç istemiyordum çünkü. Her ne isterse yerine getirmek için can atıyordum.. Benden bir şey istesin diye gözlerinin içine bakardım.

Arada bir arabamla gezerdik,gezdirince mutlu olurdu.. Yine bir gün gezdirmek için çıkıp arabaya bindik. Dönüp bana baktı. Sabır çok güzeldir,sabır insanı bu araba gibi ulaşmak istediği yere götürür dedi. Neden böyle bir şey söylediğini anlamamıştım.. biraz gezip eve gelmiştik.. Birkaç gün önce yatak odasının kapısı bozulmuş, kilidi zor açılıp kapanıyordu. Geçen gün mahallemizde hırsızlık olayı olduğu için odamızın kapısını kilitliyorduk.. Bir haftadır eşimin midesi bulanıyor bunun içinde geceleri sık sık kalkıyordu.. benim uykum çok hafif olduğu içinde hemen uyanıyordum.. O gece tekrar midesi bulanmış olacak ki kalktı, kalktığını hissedip gözlerimi açtım ama uyandığımı anlamadı. Yavaş yavaş kapıya doğru ilerledi.. Fakat o anda gözlerime inanamayacağım bir olay gerçekleşti.. Ben rahatsız olmayım diye kilitli olan kapının anahtarına bile dokunmadı.. kapı kilitliydi Eşim “Bismillahirrahmanirrahim”

dedi ve kapıyı açmadan dışarı çıkmıştı. Bu durumu görünce kalbimin atışları hızlandı terlemeye başladım.. yataktan kalktım gözlerim, kapıya odaklanmıştı. yatak odasının camından lavabonun ışığı belli oluyordu. Lavaboda elini yüzünü yıkayıp ışığı söndürdü. Ben hemen yatağa yatıp uyuyormuş gibi yaptım. Fakat eşim kapıyı açmadan odaya girdi. Kalp atışlarım iyice artınca dayanamadım uyanmış gibi yaparak Yatakta doğrulup oturdum. Eşimin yüzüne baktım.. adeta güzü nurlanmış parlıyordu. Uyandığımı görünce gülümseyerek yüzüme baktı. Ne yapacağımı ne diyeceğimi bilemedim. Rahatsız mı ettim diye sordu. Yok çıktığını bile duymadım deyince gülümsedi ve yattı. Işe gittiğimde sürekli o anları düşünüp duruyordum. Bu nasıl olabilirdi? Akşam eve gittiğimde zile basmadım ve kapıyı anahtarımla açtım. Kapıyı açtığımda eşimi karşımda buldum.. işten geldiğimde kapıyı açmak için bekliyormuş.. Selam verip içeri girdim elimi yüzümü yıkayıp sofrayı hazırladık yemeği yedik. Bu gün neden durgunsun bir şey mi oldu? Diye sordu. Cevap veremedim.

Dün geceki olayı nasıl sorabilirdim ki.. Sana bir şey söyleyeceğim diyerek elimden tutup beni ayağa kaldırdı. gözlerinin içine bakıyordum.. buyur söyle dedim.. Hamileyim dedi..Ondan sonrasını hatırlamıyorum zaten.. O anda ayaklarım boşaldı.. Düşüp kalmışım yerde.. Yarım saat sonra kendime geldiğimde eşim yanı başımda oturuyordu.. Yattığım yerden doğrulup eşime bakınca utanıp yüzünü yere çevirdi.. Bu habere o kadar sevinmiştim ki anlatamam.. Akşamları işten eve gelirken artık bebek eşyaları alıyordum.. Gece yattığımızda eşimle hep hayal kurap duruyorduk. Cocuğumuz belli bir yaşa geldiğinde ilk hangi kitabı okumalıydı acaba.. Ilk önce namaz kitabındaki bilgileri öğrenmeliydi. Ondan sonra hangisini okutsak acaba İslam Ahlakını mı? Herkese Lazım olan İmanı mı okutsaydık.. Yok yok ilk önce Halifelerin menkıbeleriyle yeşertmeliydi kalbini.. Benim evladım Ehli Sünneti savunan Ehli Sünneti yaymak için çabalayan bir kul olmalıydı onu bu şekilde yetiştirmeliydik.. Her akşam belli bir zaman dilimi içerisinde eşimle İmam-ı Rabbaninin mektubatını okuyorduk. Bir akşam okurken yorgunluktan gözüme ağrı girince eşime rica edip sesli okumasını söyledim ve gözlerimi dinlendirmek için kapattım. 212. Mektubu okuyordu.. Bir ara gözlerimi açtım elindeki kitap kapalıydı. Gözlerimi açtığımı görünce hemen kitabı açıp gözlerini kitaba dikti.. anladım ki o kadar sayfayı ezberlemiş ve ezberinden okuyordu. Okuduğu mektup bitince durdu..

Mektubatı bu zamana kadar kaç defa okudun diye sorunca bilmiyorum dedi. Peki kitabı bitirmen ne kadar sürüyor? Bir hafta diye cevap verdi.. Anladım ki eşim manevi derecelere yükselmişti.. beni rahatsız etmemek için kapıyı açmadan çıkması bir kerametti.. O günden sonra eşime olan hürmet ve saygım daha da arttı. Eşim bir evliya idi.. Ilmihal okuduğumda anlamadığım yerleri eşime soruyordum. Öyle güzel açıklayıp anlatıyordu ki hayran kalmamak mümkün değildi. Hikmetini bilmediğim en ufak bir davranışını görsem soruyordum. O da hemen açıklar; ilmihalin şu sayfasında yazıyor diye söylerdi.. Her haline sabrediyordu ve her haliyle de şükrettiği ortadaydı.. İslamiyeti yaşayan bir numune vardı karşımda, bu yüzden Allahü tealaya her saniye şükretsem yine az gelirdi..

Eşimin birkaç kerametini daha görünce dayanamadım, artık ne pahasına olursa olsun bu konuyu konuşacaktım kendisiyle.. her zamanki gibi işten geldim yemek yedik konuyu konuşmak için eşimi karşıma aldım.. giderek büyüyen bir heyecanla yavaş yavaş konuşmaya başladım.. İslamiyetin en ince kurallarına en güzel şekilde dikkat ediyorsun. Konuyu uzatmak istemiyorum dediğim anda eşim konuşmaya başladı.. “Sabır güzel şeydir. Sabrederken şükretmek daha güzeldir. İnsan her haline sabreder ve şükrederse Allahü teala ona daha iyilerini ihsan eder”

Artık ağzımdan tek kelime çıkmıyordu, eşimde konuşmasını bitirmişti.. O günden sonra ona olan davranışlarım daha dikkatliydi. Onu kırabilecek her şeyden uzak duruyordum. Bir akşam annem aradı komşu kızının düğünü varmış iki gün sonra, düğüne beni de davet etmişler. Eşimle birlikte gittik düğüne, her şey İslama uygun düzenlenmişti. Erkekler ve bayanların yerleri farklı bölümlerdeydi.. düğündeki İslama uyma titizliğini görünce çok sevindim.

Bir akşam kendisine balkondan verdiğim Kıyamet ve ahiret kitabı geldi aklıma. On dakika sonra küçük bir çocuk geldi, o kızın kardeşiydi bu. Babası işe giderken arkasından ağlayan çocuk. Abi eğilir misin dedi.. eğildim kulağıma ablasının bana çok teşekkür ettiğini söyledi. Ben vesile olmuşum onun bu duruma gelmesinde. Bunu öğrenince çok sevindim. Eşim hamile olduğu için fazla kalamadık düğünde eve gittik.

Aradan aylar geçmiş ve eşim doğurmuş ve Bir tane oğlum olmuştu.. hayatımızdan çok memnunduk. Eşimle her akşam kitap okumaya devam ediyorduk yine.. Eşime üstadım diye hitap ediyordum. O benim üstadımdı. Dünya ve ahiret saadetim için en büyük vesile idi.. geceleri rahatsız olmasın diye oğlumuz ağlayınca çocuğu alıp başka odaya gidiyordum. aradan iki yıl geçmiş oğlumuz büyümüştü. Eşim her fırsatta sabır ve şükretmemi telkin ediyordu.. bir zaman sonra eşim hastalandı. Zamanımızın çoğu hastanede geçiyordu.. eşimin hastalığı artmış, benim ise elimden bir şey gelmiyordu.
Bir akşam işten eve geldiğimde kapıyı çalmama rağmen açmadı. İçeri girdim içeriden bilemediğim mükemmel bir koku geliyordu. İçeri girdim eşim yatıyordu ilk önce uyuyor zannettim. Uzun zaman uyanmayınca gidip uyandırmaya çalıştığımda vefat ettiğini anladım. O anda yıkılmıştım. İçim yanmıştı. Gözlerimden yaşlar akmaya başladı.

Annemi aradım gelmesini istedim. Eşimi diğer gün defnettik.. Eve girdiğimde burnuma gelen o güzel koku mezardan gelmeye başladı.. Her gittiğimde o kokuyu duyardım.. giremiyordum. Onu özlüyordum sadece.. Canım eşim, üstadım vefat etmişti. Söylediği gibi yapmaya çalışıyor sabretmekten başka çare bulamıyordum.. her an onu düşünüyordum..
Aylar sonra eve girme cesareti gösterdim.. gözlerim doldu ağlamaya başladım. Balkonda çıkıp sandalyeye oturdum. Dolunay vardı.. Alinin beni aradığı o akşam geldi aklıma.. O akşamda aynı dolunay vardı.. gözlerimden yaşlar akarak dışarıya çıktım.. doğru üstadımın, eşimin mezarına gittim. Saatlerce ağladım.. O güzel kokuyu hissetmeye başladım tekrar.. arkamdan bir el omzuma dokundu. Arkama döndüm eşim nurlar içinde arkamda duruyordu. Heyecandan bir şey söyleyemiyordum.. Başım dönmeye başladı ve bayılmışım sonra.. Uyandığımda sabah ezanı okunuyordu.. Kalktım etrafıma baktım..

Eşimi gördüğüm anda.. sabret dediğini hatırladım.. Camiye gidip sabah namazını kıldıktan sonra dışarı çıkarken cebimde bir şey olduğunu fark ettim.. Elimi cebime attım bir tane mendil vardı.. Eşimin evinde ilk konuştuğumuz zaman avucumun içindeki mendil ayağa kalkarken yere düşmüştü bulamamıştım daha.. demek ki eşim bulup saklamış.. Mendilin bilmediğim şekilde çok güzel bir kokusu vardı..

BU GERCEK BIR HIKAYEDIR BU HIKAYENIN YAZARI YAZININ SONUNA EKLEDİĞİ CÜMLELER İSE ŞÖYLEDİR.. ( Bu yaşananları babamın günlüklerinden derleyerek sadeleştirdim.. Hikayede anlattığım kişiler annem ve babama aitti. Doğan o çocuk bendim. Sabır ve şükür insanı en üst derecelere yükseltecek kanatlardır.)